Online tanışma ve flört uygulamaları hayatımızın giderek daha büyük bir parçası olurken, teknoloji şirketleri de bu alandaki verileri ve tre...
Online tanışma ve flört uygulamaları hayatımızın giderek daha büyük bir parçası olurken, teknoloji şirketleri de bu alandaki verileri ve trendleri yakından araştırıyor. Bu yazıda, HSBC'nin teknolojiye duyulan güven üzerine hazırladığı bir araştırma raporunu ve online tanışmanın istatistiklerini ele alıyoruz.
İnternetten Tanışma Artık Norm Haline Geliyor
Stanford Üniversitesi'nin 3.510 çiftle yaptığı bir ankete göre, katılımcıların yüzde 39'u eşleriyle internette tanıştığını belirtti. Bu oran 1995'te sadece yüzde 2 seviyesindeydi. İnternette tanışma, artık "barda/kafede tanışma" gibi geleneksel yöntemlerin önüne geçmiş durumda; diğer tanışma biçimleri ise yıllar içinde düşüş eğiliminde.
HSBC'nin Güven Araştırması
HSBC'nin 2017'de yayımladığı 36 sayfalık bir araştırma raporu, insanların teknolojiye duyduğu güveni çeşitli açılardan inceliyor; "aşk, şehvet ve rahatlık" ile "insan-makine etkileşimlerinin insan ilişkilerinden farkı" gibi başlıklar da bu raporda yer alıyor. Rapora göre ankete katılanların yüzde 48'i doğru kişiyi bulmak için bir arkadaşına, yüzde 37'si bir aile üyesine güveniyor; buna karşılık yalnızca yüzde 8'i bir "ilişki robotuna" güvendiğini belirtiyor. Bu da gösteriyor ki insanlar hâlâ romantik kararlarda insani bağlantıya daha çok değer veriyor — en azından şimdilik.
Verinin Rolü: OK Cupid Örneği
İnternette tanışmanın öncülerinden biri olan Christian Rudder, Match.com ve Plenty of Fish'i de bünyesinde barındıran OK Cupid'in kurucularından. Harvard'da matematik eğitimi alan Rudder, platformdaki büyük veri havuzlarını analiz ederek elde ettiği bulguları "Dataclysm" adlı kitabında topladı. Analizlerine göre, çekici bulunan kullanıcı profilleri orantısız derecede fazla ilgi ve mesaj alıyor. İlginç bir bulgu ise OK Cupid'in denediği "kör randevu" deneyinde ortaya çıktı: fotoğraflar gizlenip yalnızca uyumluluk puanına göre eşleştirme yapıldığında, kullanıcı memnuniyetinin çoğu zaman değişmediği gözlemlendi — bu da fiziksel çekiciliğin sanılandan daha az belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
Sonuç
Veriye dayalı eşleştirme algoritmaları giderek daha sofistike hale gelse de, araştırmalar insanların romantik kararlarında hâlâ güvenilir insan bağlantılarını (arkadaş, aile) ön planda tuttuğunu gösteriyor. Teknolojinin bu alandaki rolü büyümeye devam etse de, en azından şu ana kadarki veriler, insan yargısının yerini tam olarak almadığını ortaya koyuyor.
YORUMLAR